Ölüme Giderken Mahkum Mektubu

    Ölüme Giderken Sevdalarını bırakmış bir kader mahkumu sözleri ile yazılmış Mektuplar .


İşte gelip çatıverdi o lanet olası gün
birazdan ilk ışıklar süzülecek,
yavaş yavaş penceremden,
yürümeye zorlandığım hücreme
Beyazlar giyeceğim bir kefen misali
Betonlara sert sert basan
ayak sesleri duyulacak koridordan,
arkasından hücremin demir kapısı
garip bir gıcırtıyla açılacak
Bir imam belirecek kapımda,
başı sarıklı elinde kuran
Beyazlamış saçı ve sakalıyla,
Dualar sayacak alçacık sesiyle
Yüce allahımızdan bağışlamasını isteyecek,
şu idamlık kulunu

Sonra uzun bir koridorda bir yürüyüş başlayacak
Ta ki o loş ışıklı dar ağacımın olduğu mahsene kadar
İlk defa korkuyorum bu genç yaşta ölmekten
İlk defa ürperiyorum ensemde hissettiğim,
ölümün soğuk nefesinden
Bitmesin istiyorum gece
Karanlık bırakmasın yerine aydınlığa
Ölmek istemiyorum henüz gençliğimin
tam baharını yaşarken

Korkuyorum işte ölmekten
Doğruyu söylemek ayıp değil ya
Biliyorum soracaklar bana son arzun nedir diye
Ne desem, ne istesem bilmem ki
Son bir cigaramı yoksa,
yoksa demli bir çaymı
Düşünemiyorum işte o haldeyken
Olacak işmi bu, nasıl isyan edip üzülmeyeyim ki
Hüçremde ki ekmek hırsızı fare bile halime ağlarken
Olacak işmi bu, ben beyazlar içinde gideceğim ölüme
O sevdiğim , o güzel, o bahtsız sevdam
karalar giyecek aylarca ardımdan
Mezarımda toprağı çamur misali yapan
göz yaşları yetmez mi gibi
Beyazları giyiverdim bir çırpıda
Hazırlayıverdim kendimi o soğuk ölüme

Ayak sesleri duyulmaya başladı belli ki geliyor
Seslene seslene geliyor işte,
ecelin bilenmiş keskin bıçağı
Kapı açılıverdi ansızın birden
İşte o korka korka hayal ettiğim imam
Dizlerime bir titreme aldıki sorma
Titriyor korkudan elimde olmadan

Önde imam arkada ben
Çıkıverdik demir yığını koca kapıdan
Yöneliverdik, boynuma takılacak yağlı urganlı salona
İşte orada görünüverdi,
son nefesimi alacak tahtadan dar ağacı
Elveda gençliğim, elveda yarınlarım, umutlarım
Sanada elveda ekmeğimi çalan dost fare
Sanada elveda sevgimi bir türlü diyemediğim
SEVGİLİM sanada Elveda....

12 Şubat 1995 Yaşanan Gerçek Bir Hikaye...


Şiir Perisi

Yorumlar