31 Ocak 2017 Salı

Karışık Resimli Sözler






Kırmızı ve Siyah kitap özeti

Stendhal BORDO SİYAH
 Stendhal’in yaşanmış bir ya da iki olayı birleştirerek kaleme aldığı bu romanın baş kahramanı Julien Sorel’in yazar ile birçok yönden örtüştüğü ileri sürülür. Orta sınıftan bir genç olan Julien, papaz okuluna devam ederken çocuklarına ders verdiği belediye başkanının karısı ile dedikodulara yol açan bir ilişki kurar. Paris’e gider. Orada da kendine kapılarını açan aristokrat bir ailenin kızı ile yaşadığı aşk, onu hayatın girdaplarına sürükleyecektir. Gururlu, kibirli, asi, ödünsüz bu genç adam, kendi bireysel değerleri soylu sınıfın değer yargılarına çarptıkça geri püskürtülür. Hastalıklı gibi görünen psikolojisi, belki de toplumsal yarılmışlıklara bir isyandır. Hayatı, yanından ayırmadığı iki bavuluna sıkıştırmış, ömrünün son yıllarını küçük bir İtalyan kentinde konsolosluk görevinden aldığı üç beş kuruşla sürdürmek zorunda kalmış Henri Beyle (Stendhal), aynen Julien Sorel gibi ödünsüz, aksi, ömür boyu aşkı aramış, kendini kabul ettirmek istemiş ve hep yalnız kalmış, istediği, düşündüğü gibi değil, yaşayabildiği gibi yaşamıştı.
 Kırmızı ve Siyah: Yaşamak deli bir yürekten fazlasını ister

Yazar:Adolf Hitler özet

Kitabın yazılıs sebebi ; Dünyanın gelmiş geçmiş en kanlı ve en sert diktatörlerinden Adolf Hitler. Liderliğiyle peşinden binlerce Alman'ı sürükleyen karizmatik bir siyasetçi. Ancak hayatına kendi elleriyle son vermek zorunda kalan İkinci Dünya Savaşı mağlubu bir önder. Çok şeyler yapmak istediği hayatında hızla yükseklere tırmanan bir Nasyonel Sosyalist. Ancak tüm dünyayı karşısına aldığı için hızla gerileyen Nazilerin fikir önderi. Hayatına yön vereceği ideallerini, politikalarını ve hatıralarını kaleme alarak yazdığı tek kitabı ile milyonlar tarafından okunan bir yazar aynı zamanda. Şubat 1924'te beş yıl hapis cezasına çarptırılan Hitler, Aralık ayında şartlı tahliye edildi. Ama Landsberg Kalesi'nde geçirdiği bu ‘zorunlu' boş zamanlarını değerlendirerek Kavgam'ı (Mein Kampf) yazdı. Kavgam(Mein Kampf) Yazar:Adolf Hitler


29 Ocak 2017 Pazar

günün sözü

Ne imtihanlar misafir ettik,hiç hesapta yokken.İyi ki acıları azaltacak dualar ezberlemişiz çoçukken...

#Günün özlü sözü

28 Ocak 2017 Cumartesi

27 Ocak 2017 Cuma

Top 5 Sözler Aylık

Top 5 aylık okunan sözler listesini Siirlerveguzelsozler.com üzerinden okunan sözlerin en çok okunmasına göre sıralamaktayız. Güzel sözler , Anlamlı sözler, Manalı Sözler, islami sözler, gibi bir çok aramayla sıralamaya giren sözleri paylaşıyoruz.


Bu Ayın en çok okunan top 5 sözleri 


208
194
11 Oca 2017, 2 yorum
180
125
22 Oca 2017
96

Gönül - Mevlana


Hadi yaramı sarmaya merhemin yok...
Yalandan da olsa gönül alamaz mısın...

#Hazreti Mevlana güzel sözleri Siirlerveguzelsozler.com sitesinde resimli olarak yayımlanmıştır. 
Mevlana Resimli Anlamlı manalı güzel sözleri 

Gitme


Gitme! diyebilecek kadar güçlü olmalı insan. 
Kaybettiklerini unutabilecek kadar güçlü değil...

#Şiirlervegüzelsözler sitemizde binlerce Güzel sözler / anlamlı sözler resimli olarak yayımlanmaktadır. Siirlerveguzelsozler.com en çok okunan ve paylaşılan sözleri paylaşmaktan mutluluk duyar. 

26 Ocak 2017 Perşembe

Cemal Sureya der


Gülen gözlerinin bebeğinde, kendimi görebilmekti dileğim...
#Cemal Süreya

Büyük ustad Cemal Süreya yazdığı harika sözlerden bazılarını #Şiirler ve #Güzelsözler blogumuzda bulabilirsiniz. 

25 Ocak 2017 Çarşamba

insanlar - Hz Mevlana


Hazreti Mevlana öyle güzel sözler söylemiş ki zaman tanımamış her çağa uymuş gönülden çıkan insanların yaralarına melhem olmaya durmuş. 

#Mevlana Güzel Sözleri 
#islami dini mesajlar sözler 

Haftanın en çok okunan sözleri

Merhaba Şiirler ve Güzelsözler blogumuzun takipçileri bu haftanın en çok okunan güzel sözlerini paylaşıyoruz bu paylaşım tamamen istatisklerini google ve blogspot üzerinden almaktadır.

22 Oca 2017
93
19 Oca 2017
65
22 Oca 2017
36
24 Eyl 2014, 10 yorum
36
21
18 Oca 2017
17
19 Oca 2017
17
22 Oca 2017
16
14
19 Oca 2017
12

22 Ocak 2017 Pazar

Sokak Sairi


Şimdilerde iyiyim... Düşmesin kimse peşime... ^
+ Ahmet Kaya misali ...
Herkes kendi işine...

#Sokak Şairi Güzel sözleri / #ersince sözler 

Sagopa Kajmer Maskeli Balo E SIPA





Sagopa Kajmer RAP in Kralı Maskeli Balo dinletisi. Kuvetmira ekibinin en şaşalı zamanları

gidisin


Gidişin En Acı Şiirim OLdu...

#Resimli Güzel sözler / #Ersince Sokak Şairi Sözleri 

Giden Sevgiliye 

Bir kadin

Bir kadın seni seviyorsa sana aittir. Mutlaka bir fotoğrafın vardır bir yerinde odasının... onu kaldırtma! Bir kadın seni seviyorsa uyumadan önce dua ediyordur... senin adınla başlayan dualar... ve biten senin adınla... onu susturma! Bir kadın seni seviyorsa sana zarar veremez... yalnız genç adam, kadınlar vazgeçtikleri adamlara da acımayı beceremez bu da kalsın aklında.. Bir kadın seni seviyorsa koklayarak öper seni, Seni seven bir kadın, sevdiği kadar sarılabilirse kemiklerin kırılır. Ve bir kadın seni seviyorsa sen ne kadar güçlüysen o kadar güçlü hisseder kendini, onu yanıltma. İlk darbede yere çakılma oğlum, İlk imtihanda sınıfta kalma! Ve asla, Ama asla! Araya umutsuzluğu sokma. Orasıdır kadının şah damarı, umudu... Kesildiği an, vazgeçer kadın. Sevmekten, Beklemekten, Özlemekten, Hatta dua etmekten... Can havliyle, kaçar. Yakalayamazsın. Artık o kadını üstüne alınamazsın. Sahip çıkamadığın kadına hesap da soramazsın. Kadınları bomba gibi düşün genç adam... yanlış kabloyu kesersen onunla birlikte sen de patlarsın. Bak oğlum! Bu hayatta her şeyi alırsın, yalnız seni seven kadının yoktur fiyatı. Seni her şeye rağmen sevebilen kadını satın alamazsın, Cüzdanın kilo kaybettikçe, sevgileri eksilen sevgililerin olur en fazla... Falan filan sonra, Bilirsin ya... Sen sen ol, o kadını satma! Bir kadın seni seviyorsa kavga eder. Hem birazdan boğazına yapışacak sanırsın, hem görürsün gözlerindeki korkuyu. Kadınlar susmaz genç adam, susmuş kadın gitmiş kadındır. Susmuş bir kadın için bitmiş bir adamsındır. Bu kadınların değişmez ve değiştirilmesi teklif bile edilemez olan maddelerinden biridir. Kadın olmanın kuralıdır.. Bir şey daha vardır ki, Kuştur kadın, Ve bir gökyüzü vardır her kadının. Öyle bir havan olmalı ki adamım, Senden göçmediği için, onu dondurmamalısın. Bunu, bir zamanlar seni gökyüzü ilan etmiş kadının, başka bir gökyüzünde kahkaha atışını duyunca anlarsın...


Bir Kadın Hikayesi

19 Ocak 2017 Perşembe

Ay gökyüzündeyken

Ay parıldıyorken gökyüzünde Güzel geçmiş bir günün ardından geceye tatlı bir hüzün çöktüğünde Kayıyor yine yıldızlar hüzün kokan bu gecede Kaybolan güneşin ışıltısında Yarım kalmış sevdalar her hatırlandığında Kanar aşk yaraları her kaşındığında Kimse görmez gece karanlığında Güneş yerini yıldızlara bıraktığında Tutun en parıldak yıldızın kuyruğuna Sakın düşme ama Bu yıldız kayıyor karanlığa Gerek yok gece karanlığını kanla bulamaya ve yeni yaralar açmaya Hele ki onca sevda böyle yarım bırakılmışken Hiç bir sevda merhem olmaz sonra kanayan yaralara Tanıdık eller her gül uzattığında Karanlığa gizlenmiş o gülün dikenleri batar yaralara Bıçaklanmış yürekler her çırpındığında Gecenin rengi kızıla çalar Kanar hiç kurumayan eski yaralar Aşk için çırpınan her yürek kanar Sevdasını yüreğinde taşıyanlar Aldanır gece karanlığından Gün aydınlansın istersin Kan kusarsın batıdan Beklersin ve güneş doğar doğudan Yine kanıyor ama hiç kurumamış o sevdan Çünkü çoktan düştü sevdalar kayan yıldızın kuyruğundan

ömrümün sonu

ürkekçe kapıları çaldı mabedimin o soğuk demirlerin üstüne çarpan sıcacık ellerle uyandım yada uyandığımı sandım ruyamın kabusumun en korkunç yerinde kabus dolu rüyamın en korkunç yerindeki acısı bile seninki kadar acıtmayacakmış meğer bilemedim ışığı açmadan kör gözlerimle yürüdüm karanlıkta üzerine üzerine kapalı kapıların sevdanın kalemi kırıldı yapıştırdım derdimin ruhu dinlendi susturdum gözlerim hafif nemlendi durdurdum gittikçe hızlanarak yaklaştım mabedimin soğuk demirden kapısınaama sıcak ellerinde sende yoktun keşke uyanmasaydım kabusumdan dedikten hemen sonra yokluğunla boğuşmaya başladım bir satırdan diğer satıra geçmekle geçecekmiş ömrüm ayamadım anlayamadım anladığım tek şey olan yokluğunuda alıp yanıma beyaz sayfaları kirletmeye doğru yola çıktım gecenin zifiri karanlığı yüreğimi titretirken ayazıyla sayfalar kirlendikçe sende kirlendin sen kirlendikçe ben öldüm ben öldükçe aşkım büyüdü aşkım büyüdükçe hayat durdu hayat durdukça ben daha fazla yazmaya başladım köyler gördüm körler gördüm sözler duydum anılar yaşadım insanlar tanıdım köylerede körlerede sözlerede anılarada insanlarada seni anlattım beni anlamadığını beni anlamadığını anladıysanda aşkımın ağırlığının altından kalkacak gücünün olmadığını anlattım tükensin diye uğraşırken büyüttüğüm aşkımla yaşamaya başladım sonra yaşamaya çalışmaktı belkide yaşarken ölümü hissetmenin güvensizliği bin yılları bir yıllara sığdırırken kendimi tanımayı unuttum şimdi içimdeki ben bana sorular soruyor ama ben oraya hiç çalışmadım neden hep hayat çalışmadığım yerlerden soruyor neden korku veriyor aşklar yaşlar ilerliyorken adım adım tabuta neden huzur kokmuyor koynunda sevgilimin vedalara adanmış ömürlerin askeriyim belki belki gidişimde ağır kalışımda usulsüz yaşanmış aşkların töğbekarlığının üstüne atılmış belkide masumluğu aşkımın aşklarımın neyi ne kadar nerede nasıl idare edebileceğimi bilmiyorum artık tek bildiğim şey tek gördüğüm şey oda hayalimdeki resmin ucu felan yırtık değil gayet net ve temiz ne zaman senin kokunu duyduğumu sansam kelimelerin içinde buluyorum kendimi kelimeler artık benim için hiç güvenli değil beni kaç kere sorguya aldı hayat kaç kere kaçtın aşktan dediler kabul etmedim kaçmamıştım sevdiğimin hayatını kurtarmıştım gitmekle hangisi daha çok acı verici sevdiğin mutlu olsun diye mutsuz olmakmı başkasının mutsuzluğuna neden olmakmı korkmadım hayatta hiç bir şeyden allahtan başka çekiyorum işte korkmadan sensizliğin acısını ömrümün sonu bana bir yolunu bulup kokunu yollasana anlatsana nerdesin ne haldesin ömrümün sonu ben sana yaklaşamıyorum sen beni bulsana eski tarihten kalma kafamla yaşıyorum mum yakıyorum geceleri mumdan cıkan küçücük ışığa bakıyorum sayıyorum bazen sövüyorum uyuyorum düşünmemek için agır geliyor anlattıklarımda yaşadıklarımda gördüklerimde ve sustuklarımda senden küçüçük son bir isteğim var dayanamıyorum be ömrümün sonu allah rızası için allah rızası için beni vursana

Kalbin emeği

Dua kalbin emeğidir. Kalpten gelen arzuları ifade eder. Ancak insanın bu arzuların üzerinde bir gücü yoktur. İnsan öyle bir şekilde yaratılmıştır ki insan tam olarak ne aradığını ya da gerçek niyetinin ne olduğunu bilmez. Dolayısıyla dualarının önem teşkil eden doğasını da anlayamamaktadır. Buna karşılık, dua kitaplarında yazanlar aslında kişinin istemesi gerekenleri öğrenmesini anlatan şeylerdir. Eğer kişi kendisi üzerinde çalışırsa ve arzu ve düşüncelerini kontrol edip yönlendirme yolunda çalışırsa, dua kitaplarını yazan insanların arzu ve talep seviyelerine yükselir. Dua kitapları maneviyatı edinmiş insanlar tarafından binlerce yıl önce yazılmıştır. Kişinin dua kitaplarını yazan kişiler ile arzularını uyumlu hale getirebilmesi için birkaç hazırlık safhasından geçmesi gereklidir. Kişi kötülüğün doğasını ve nelere sebep olduğunu anlaması gerekir, şöyle ki, insanın doğası gereği egoist bir eğilimi olduğudur. Kişi egoizminin (benliğinin) kötülüğün kaynağı olduğunu anlamalıdır. Hatta dahası, bunların hepsinin ruhun en derin noktasında edinilmesi ve fark edilmesi gerekmektedir.

Tıpkı Senin Gibi

Seni anlattım dün gece sigarama,, Uzun uzun.. O da dinledi beni,,duman duman.. Sonra küllükle ikisini başbaşa bıraktım,, Sabah uyandığımda sigara sönmüştü tıpkı benim gibi.. Küllüğün umrunda bile değildi,Onun için yanan birinin olması.. Tıpkı senin gibi.!!..


#Güzel sözler

Günün sözü

Mutlu insanlar; her şeyin en iyisine sahip olanlar değil, sahip olduklarını kaybetmeyecek kadar çok sevenlerdir

#Günün Anlamlı manalı özlü sözleri

Git

Al git içimden seni,
Alabiliyorsan durma!
Senin gözlerin ela,
Ben kahve bakarım biraz,
Sil gözümün rengini, istemem
Ağlatabiliyorsan durma!
Alamazsın içimden seni, sökemezsin.
Git, ağlatamazsın beni.

Temmuz'da bir başka ürperiyordu içim
Ağustosta bir başka üşüyorum
Bu defa kal benimle,
Kalabiliyorsan gitme, kal!
Kalamıyorsan gitmenin hakkını ver;
Gurur olsun gidişinde,
Asilce seveni ağlatmadan,
Habersizce git.

Gökyüzü karışıyor toprağa
Güneş vakitsizce batıyor
Saçlarının kızılını özledim!
Ama sen git,
Özledim dedikçe gideceksin
Seviyorum desem,
Kal, olurunu buluruz desem
Sen yinede gideceksin.
Ama yinede gideceksen,
Git.

Yalnızlık

Lanet bir yerde olduğumuzu söylememe gerek yok sanırım. Çünkü; bunu çok fazla söyledim. Kadın, içeri giriyor. Kızıl saçları solmuş biraz. "Sen yine benim sigaramdan mı içiyorsun?" Kulaklığı çıkartıp yatağa uzanıyorum. Tabi buna yatak denirse. Müziği dışarı veriyorum. Tavanı seyretmeye başlıyorum. Canım yanıyor. Kadın, o müziği son ses de açsan, şarj bitene hatta tüm dünyadaki
elektriği bitirene kadar da dinlesen aynı şeyleri çalacak, diyor. Haklı. Devam ediyor; sesini açacaksın, nakaratta veya canını yakan yerlerde eşlik edeceksin, hatta o kadar çok dinleyeceksin ki, artık o şarkıdan nefret edeceksin. Nefret ettiğin halde dinleyeceksin. Harbiden doğru. Öyle oldu. Saatlerdir aynı şeyi dinliyorum. İsteyerek mi, değil mi bilmiyorum. Bildiğim tek şey artık hissizleştim... Geleceği görebilme yeteneğiniz olsaydı kaç kişinin hayatını kurtarırdınız? Eğer benim böyle bir yeteneğim olsaydı birilerinin acı çekmesini seyrederdim. Hem de en iyi yerden yapardım bunu. Başkasının kaybetmesini seyrederdim. Seyrederdim ve kahkaha atardım. Acımasızca geliyor değil mi? Tıpkı Tanrı gibi. Tek fark benim biraz duygusuz olmam. Biraz mı? Hayır, anlamanızı beklemiyorum. İntiharın cinayet olabilmesi için ne gereklidir, diye soruyor kadın. Bilmiyorum, diyorum. Biraz daha dinlersen bu şarkıyı öğreneceksin, diyor. Zaten bunu söyleyen de öldü, belki daha net dinleme fırsatım olur, diyorum. Bu cinayet değil iyilik olur. Bazen eşitliği sağlamak için eksilmek gerekir. Önce kendinizden, sonra da birbirinizden. Bir şarkı, bir kitap, bir insan.. Açlığı hiç hesaba katmamıştık. Kadını tanıdığım günden beri sadece sigara içiyor. Sanki sigara değil de serumla geziyor. Açlığın sesi duygularımın önüne geçiyor. İnanılmaz bir şey. Sonra bir sessizlik çöküyor içime. Karanlık bile bu kadar kapatamaz geceyi. Açım ve sofradaki tek nimet yalnızlığım. Yalnızlık gerçekten bitmeyen bir şey. İnanın bana...

Sen sev Okunası

Sev, çünkü hak ediyorsun. Eğer gerçekten, samimice seveceksen sev. Elinden geleni yap sevgin için. Mesela onu hisset... Öylesinede olsa insanlar ne der lafını bir kenara bırak. Bazen aksamalar olacak, duraksamalar, durgunluklar... Gidecek bir yer kalmayacak yüreğine. Fakat sen sev, bir anlıkta olsa mutlu olacaksın, yüreğin gülecek emin ol! Dünyanın rengini anlayabileceksin... Sonra binlerce parçalara bölebilirler seni, kızma arkadaş! Mühim değil. Sevmek mi? Sonrası ya acı ya da
pişmanlık... Adım adım geçeceksin bu yollardan; kırılacaksın, yorulacaksın ve öldüğünü sanacaklar. Aslında sen ecelinle ölmedin, her şey başlı başına planlanmış bir cinayet, takma! Her şey hiç yaşanmamış gibi olacaktır, öylece karışacak takvimden dökülen yaprakların arasına, kaybolacak. İzler mi? Elbette kalır. Çünkü sen sevdin, her şeye rağmen yine sev. Bence seveceksinde. Yine yüreğin açılacak birilerine, o kişi şuan nerede diye merak etmiyor musun? Bence etmeye başladın bile. Durma, hadi kalk sev! Sev! Çünkü hakkıdır sevmek senin yüreğinin. Sevgiden kaçmak, sevemiyorumlar, olmuyor, hep üzüyorlar avuntusudur yüreksizlerin. Sen yüreklisin, daha önce bir kez sevmiştin. Korkma! Cesur ol, sadece sev. Sonra ne mi olacak? Yine acı, yine pişmanlık. Ama sakın vazgeçme! Bir gün hakkını alacak yüreğin, yıldızlar yağacak üzerine üzerine yağmura karışarak... Sev, çünkü hak ediyorsun. Eğer gerçekten, samimice seveceksen sev. Elinden geleni yap sevgin için. Mesela onu hisset... Öylesinede olsa insanlar ne der lafını bir kenara bırak. Bazen aksamalar olacak, duraksamalar, durgunluklar... Gidecek bir yer kalmayacak yüreğine. Fakat sen sev, bir anlıkta olsa mutlu olacaksın, yüreğin gülecek emin ol! Dünyanın rengini anlayabileceksin... Sonra binlerce parçalara bölebilirler seni, kızma arkadaş! Mühim değil. Sev! Çünkü beklemek tüketmez. Bitkinleşeceksin. Arzudan, arzulamaktan. Ölümle dirsek dirseğe gergin bir bekleme olacak belki de. Neşeli bir çingeneyi ağlatacak zihninin gelgitleri. Başka renkleri bulaştırmayacaksın eline yüzüne. Ve kavuşacaksın sevmelerin en güzeline. BENCE DURMA! HADİ KALK, SEV! Gökyüzünün üzerinize yağmurla karışık çisenmesi dileği ile...

Dost acı söyler

Uzun olduğu kadar haklı bir yazı...! "Bir ülkede aile kurumu çökerse, tehlike çanları çalıyor demektir. Şartlar ne olursa olsun, Kadının onuru kaybolursa, kaybolan kendisidir....Erkekler zaten çok eşliliğe meyillidir...! Bekar kadınların yarısından çoğu zengin koca arıyor. Hatta neredeyse evli kadınlar bile bir zengin adam bulsalar, ellerindekini boşayacaklar. Peki, zengin koca nasıl bu lunur? Bana sorarsanız, bulunmaz! Hatta bir kocada aranacak özellikler içinde liste başında bile değildir. Zaten ülke şartlarına bakarsak, ortada zengin de kalmadı. Ultra zengin olanlar var, onların da seni beni alacağı yok. Genellikle aynı mal varlığına sahip iki aile, kendi aralarında konuşup, çocukları birbirlerine veriyorlar. Hem para dışarı çıkmıyor, hem şirketler birleşiyor. Yani, Türk filmlerindeki
zengin çocuk, fakir kız hikayesi gerçek hayatta yaşanmıyor. İş ortaklığının duygusal göstergesi olan bu evlilikler haricinde, yoldan geçerken omzuna çarpıp aşık olan varlıklı adam sayısı çok az. Bu yüzden zengin koca bulunmaz demek çok da yanlış değil. Sosyal çevreme baktığımda, bırakın zengini, normal yaşayan bir koca yüzüne bile hasret kalmış hanımlar. Bunun sebebi ne acaba? Erkekler evlilikten gittikçe uzaklaşıyorlar mı? Bu durum nasıl oluştu? Adamlar neden evlilik dendiğinde suratını buruşturuyor? Şimdi bana kızacaksınız ama maalesef bizim yüzümüzden. Kadınlarımız, özellikle büyük şehirde yaşayan, üstelik çalışan ve para kazanan bir grubumuz var ki, (elbette hepsinden bahsetmiyorum yanlış anlaşılmasın) modernlik ve burada yazamayacağım başka bir durumu birbirine karıştırıyor. Özgür kadın olmak, her gece istediğin adamla birlikte olacağın anlamına gelmez. Evet, kadınlar da cinsel özgürlüklerini kazanmalıdır, erkekler kadar her konuda yaşamaya hakları vardır. Bunları sonuna kadar savunuyorum. İyi de işin bir sınırı yok mu? Bu kadar bozulmuş olamayız. Yıllarca ezilen, sömürülen, kullanılan kadınların intikamı mı alınıyor? Bir grup daha var. Onları son zamanlarda her taşın altında görüyorum. Güzel giyinen, kendine bakan, çalışmayan, havalı bazı kadınlar türedi. Onlar da zengin, fakir demeden, ne bulursa kullanma derdinde. Üstelik sözüm ona çaktırmadan. Hatta birkaç erkeği birden idare eden, özellikle evli erkekleri seçen bir grup bunlar. Her faturayı bir adama, her ay kirayı birisine, mutfak alış verişini başkasına, cep harçlığını öbürüne yıkarak yaşayanlar var. Adamın tipi, karakteri falan önemli değil. Her türlü gideri var yani! Ülkede ciddi kriz ve parasızlık var. Herkes borç batağı içinde ancak bu bir çıkar yol mu? Kimilerine göre bir çeşit yol! Durum böyle olunca, gelin hikayeye bir de erkekler açısından bakalım. Adamlar ortalıkta prim yapmaya başladı. Hiçbir özelliği dikkate alınmadan, her çeşit adama ciddi talep var. Ben erkek olsam, içimden şunu geçiririm. Niye evleneyim ki? Evin tüm işlerini yurt dışından gelen bir kadın çok ucuza yapıyor. Hem de hiç nazlanmadan. Biraz cebinde para varsa, gittiği bir mekandan muhtemelen eli boş çıkmıyor. Avcı ablalar zaten barlarda pusu kurup oturmuş. Yani, cinsel olarak da bir sıkıntı yok. Nerdesin, neden aramadın, doğum günümü unuttun, o kadına niye baktın, akşam buluşup yemek yiyelim, bu akşam çıkamam gibi sıkıntıları da çekmiyor. İstediği zaman envai çeşit kadına ulaşabiliyor. Karşılığında kadın dırdır yapmıyor. Hatta telefon numaraları bile alınmıyor. Alınsa da aranmıyor. Aranırsa yine keyifli bir gece geçirilip, herkes kendi yoluna gidiyor. Adam demez mi ben enayi miyim? Neden evlenip sorumluluk, kapris, sıkıntı, aileler gibi dertlerin altına gireyim? Bir ülkede aile kurumu çökerse, tehlike çanları çalıyor demektir. Şartlar ne olursa olsun, ayakta durmayı, özgürlüklerimizi doğru kullanmayı, yerinde ve kararında yaşamayı bilmeliyiz. Kadının onuru kaybolursa, kaybolan kendisidir. Erkekler zaten çok eşliliğe meyilli. İstisnalar kaideyi bozmaz. Hem ellerine her istediklerini ver, hem de evlenecek adam yok diye ağla, olmaz öyle şey! Kızlar, bir an önce kendimize gelmeliyiz. Üstümüze aldığımız sıfatların içini doğru doldurmalıyız. Gelecek manzarası bana hiç hoş görünmüyor. Yakında ortalıkta aileler kalmayacak, çocukların çoğu ayrılmış ailelerin psikolojik sorunlu çocukları olacak, kadınlar erkekler neden evlenmiyor diye düşünüp cevap bulamayacak. Dejenerasyon ile değişim farklı şeylerdir. Tüm kazandıklarımızı gün gelip kaybetmemek için, akıllar başa lütfen ! Dost acı söyler !"

18 Ocak 2017 Çarşamba

Mevlana Sözleri 2017

Sarılmayı bilir misin ?
Sahiplenmeyi,
Sahiplendiğinde sadık kalmayı ?
Sen bilir misin aşık olmayı ?
Bölünebilir misin ikilere, üçlere, gerekirse binlere ?
Yapabilir misin ?
Gerçekten sevebilir misin ?
Sevmenin demesi olmaz.
Unutma;
Ya çok seversin, ya da hiç sevmezsin…!

~Hz. Mevlana Celaleddin-i Rumi~

islami güzel sözler

~ Süfyân-ı Sevri Hz Sordular .
.Kul Allah tan Nasıl Razı olur . .
.Gelen Nimete Sevindi Kadar .. 
Belaya da Sabredip Sevindiği 
Zaman Buyurdu.


#islami dini güzel sözler mesajlar 

Şiir okuma istatisk

Şiirler Güzel sözler Anlamlı ve Manalı Sözler